laktoz.net Makale yarışması 1.lik kazanan yazım

Derviş Blog - Kuran Oku - Yasin Suresi Türkçe: laktoz.net Makale yarışması 1.lik kazanan yazım
cüz cüz kuran

Makale yarışması 1. lik kazanan yazım

şu 20 yıllık yazı hayatımda ilk defa bir makale yarışmasına katılayım dedim ve Google a  ''MAKALE YARIŞMASI 2010'' yazıp
aradım. karşıma laktoz.net in 1.yılı şerefine düzenlemiş olduğu bir makale yarışması çıktı.
hemen altına şu yorumu yazdım.
-Ben bu yarışmayı kazanacağım-
fakat başka bir yarışma nedeniyle (seo) yazı yazmayı ve göndermeyi erteledim.
ta ki son güne kadar. son gün aklıma geldi.
vakit daralmıştı.
güzel bir makale yazmam ve göndermem lazımdı.
bunun için en güzel yer gece karanlığı en güzel araç cep telefonum ve en güzel kaynak ta 'duygularım' dı.
odaya geçtim aldım telefonumu elime uzandım yatağıma ve ses verdim duygularıma;





BUĞDAY EKTİM ARPA ÇIKTI





Ne kadar saçma değil mi? Buğday ekersen buğday biçersin.
Toprak yanlış yapmaz, Toprak  yalan, hile bilmez.
Atalarımız da söylemiş zaten; Ne ekersen onu biçersin.
Şöyle bi kafamızı kaldırıp olan bitene ibret nazariyla  baktığımızda ne ektiğimizi görebiliriz aslında.
Hergün dozu giderek artan ve artık kanıksadığımız öldürme, çalma, çırpma, gasp,terör haberleri; fuhuş, ihanet,  şöhret, şiddet, cinayet dizileri; aile içi şiddet, ilgisizlik, saygısızlık, eğitimde şiddet, iş yerinde yalan, dolan, hile hor görme, huzurevlerine terkedilen anne babalar…
Bunlar bizim ektiklerimiz. Bu ekine buğday demek için bin şahit bulsanız da kimseyi inandıramazsiniz.
- Çocuklarımız neden böyle oluyor?
- Neden yeni nesil saygısız, sinirli, sorumsuz ve tembel oluyor?!..
Çünkü biz onların verimli tarlalarına bunları ekiyoruz.
Aileler toplum yapısının tuğlaları; inançlar, manevi değerler ve tarih ise harcıdır.
Aile içinde oluşan şiddet,ilgisizlik yada , “şehvete şöhrete,şiddete, cinayete ilgi” bir yere kaybolmaz. Tohum gibi körpe dimağlara ekilir.
Siz oturup o diziyi izlerken, sizinle birlikte “ilgi bekleyen evladınız” da o diziyi izler.
Çünkü siz o diziye ilgi duyuyorsunuz ve akşam siz eve geldiğinizde mutlu olan evladınız “sizin ilginizi çekmek için neye ilgi duyduğunuzu merak ediyor“.  ilginizi çeken şeyle oda ilgileniyor.

4 yaşında bir yeğenim var dizinin reklam arasında bana;
- Ferdi abi hadi sen kötü adam ol bende iyi adam.- diyor sonrada
dıkşın dıkşın!” diyerek beni öldürüyor.
Üstelik de kız…
Aile buna gülerek bakıyor.
Reklamlar bitip dizi tekrar başlayana kadar ben “ölüp ölüp diriliyorum.”
Dizi başlayınca oyun bitiyor. Çünkü baba tv izliyor.
Çünkü baba “gerçek” öldürme sahnesini izliyor…
Hayatında belkide hiç öldürme, kan akıtma, can verme sahnesi göremeyecek, görse de şoka girecek  olan 4 yaşındaki bir bebek tv sayesinde  öldürme olayını kanıksıyor hatta bunu iyi adamlarında yaptığını görüyor.
Bu çok içler acısı bir durum. Bu çok ağlamamız gereken bir durum. Televizyonları bilgisayarları kapatıp evlatlarımızla ilgilenmek;
-”ah yavrum iyi adamlar insan öldürmez gel seninle evcilik oynayalım gel sana güzel bir hikaye okuyayım anlatayım.”- demek o kadar mı zor?
Siz eve gelince “baba baba” diye hoplayıp zıplayan siz abilerine kızınca korkudan saklanan siz oturup şiddet dolu dizi izlerken “sessiz kalmak zorunda olan” bir çocuktan ne beklersiniz?
-Sessiz  olun tv seyrediyorum!-
Işte bir bencillik tohumu ektiniz;
Herşey benim rahatıma göre olmalı herşey benim istediğim gibi olmalı.

-Niye uslu durmuyorsunuz niye yaramazlık yapıyorsunuz ha! Pat küt!-
Işte bir şiddet tohumu ektiniz;
“Kurallara uymayanlar dediklerimi yapmayanlara dayak atmalıyım.”

-Oğlum babam yok de yok de. Şimdi bir sürü şey isteyecek yok de kapat.-
Işte bir yalan tohumu ektiniz;
“Birşey benim işime gelmiyorsa yalan söyleyerek kendimi kurtarmalı, rahatımı sağlamalıyım.”

-Komşu!. sizin kız bizim oğlanı dövmüş!.-
- Neden?-
- Çok ses yapıyormuş.-
- Öyle mi kızım?
- Yok anne ben dövmedim kii.-

Ondan sonra da “Bu çocuk niye böyle oldu ki?, ben onun yaşındayken …” diye dövünmeler ve övünmeler başlar.
Oof of içim çok dolu ben bu 4 yaşındaki yeğenimi çok seviyorum. Hemde onu yeterince ilgisiz ailesine bırakmayacak kadar çok seviyorum. Bu vesile ile bu yazıyı okuyan ve aile içi yaşamı bu şekilde olan anne babalara seslenmek istiyorum.
Sizin de aile içi bağlarınız kopuksa sizde bu yazıyı kendi algılarınızı açarak dikkatle okuyun ;
Evlatla ilgilenmek onu aç açıkta bırakmamakla sınırlı değildir.
Anneler siz niye kutsalsınız biliyor musunuz? Cennet niye ayaklarınızın altında biliyor musunuz;
insan gibi insan yetişmesinde en büyük rol sizin olduğu için . Insanları üzen insanlara eziyet eden birini yetiştiren bir annenin nasıl kutsallığı olabilir?
Bütün gün evde dur ev işi yap sıkılıyorum, çalışmak istiyorum, eve bir katkım olsun istiyorum.
Olur mu! Siz dünyanın en zor, en kutsal ve en önemli işini yapıyorsunuz. Topluma bir insan, iki insan, yetiştiriyorsunuz insanlar yetiştiriyorsunuz. Ne olur bırakın dizileri!
Ne olur ilgilenin çocuklarınızla 4 yaşında, 5 yaşında, 15 yaşında. Kaç yaşında olurlarsa olsunlar onlarla birlikte oturun oynayın.
Onları, sizin ilginizi çeken şeylerle vakit geçirmeye mecbur bırakmayın.
Siz onların ilgisini çeken şeylerle vakit geçirin. Vakit geçirirken de ona güzellik aşılayın, doğruluk aşılayın, sevgi, merhamet, affetme, gibi insani duyguları aşılayın.

Babalar, hani hep yarınlar için, çocuklarınızın sıkıntısız, huzurlu bir gelecek yaşaması için çalıştığınızı söylüyorsunuz ya;
Bu o kadar kolay değil. Onlara bir daire bir apartman bırakabilsenizde, insan olmayı manevi değerleri öğretmedikce rahat ve huzurlu olacaklarını sanmayın. Sevgili peygamberimiz şöyle buyuruyor; Hiçbir baba evladına güzel ahlaktan daha büyük bir miras bırakmamıştır.
Maddiyatları için çalıştığınız gibi lütfen birazda maneviyatları için çalışın. Fakir olabilirler belki ama huzurun kaynağı maddi zenginlik değil gönül zenginliğidir.
Işte anne babalık bu.
Işte Fedakarlık  bu.
Işte toplumun huzurunu temin edecek şey bu.
Işte terörü durduracak şey bu.
Zira etki tepki yi doğurur. Tohum çocuklukta ekilir
Meyve büyüyünce alınır.
Şimdi bu yazıyı okuyan sizler var misiniz 1 haftalığına tv yi bilgisayarı hiç açmayarak ailenizle vakit geçirmeye.
Verimli tarlalara buğday ekmeye…

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
beni dereceye sokacak kadar duygulu ve güzel yazmama vesile olan herkese teşekkür ederim.
4 yaşındaki yeğenim Esma nın da agzını, burnunu yerim. 



0 Yorum:

Yorum Gönder

Buraya Bir Yorum bırakarak sayfaya değer katabilirsiniz...

Şu An Sitedeki

Dervişten birisiniz